FIKRALAR
cizust
cizsol_tile
.


.

ODUN KAFALİ

Temel ilan Tursun deniz kenarina sohpet ediilerdi.
Çaki ilan tahta yontan Tursun birden:
"Aaaahhh!.." etti..
Temel sordi:
-"Ula, ne oldi?!.."
Tursun:
-"Yahu sorma tirnak etume tahta parçasi batti", tedi...
-"Ula ne ettun" tedi Temel. "Yoksaaa..."
"KAFANİ Mİ KAŞİDUN ?!.."



. RUSÇA

Temel ilan Tursun yalida volta atayidiler.
Tursun :
"Ula Temel, sen Rusya'ya cittun da, Rusçayı iyi bilusun." ter..
Temel :
-"Ooo!.." ter. "Ben Rusçanun hasiyim"
Tursun:
-"Te bağa bakayim o zaman; Rusçada 'teve'ye ne terler?".
-"Ula sordun çok beyuğuni" ter Temel.
Tursun:
-"Peki kuçuk bişe sorayim; Te pakalum, 'yiğne'ye ne terler?"
Temel:
-"Ula şimdi da sordun çoook kuçuğuni"
Tursun:
-"Peki o zaman 'koyin'a ne terler?"
-"Koyini pilmeyrum ama" ter Temel, "Keçiye bi tuhaf terler!.."



. TEMEL & TURSUN

Temel ilan Tursun karanluk bi tepe ustine bişe gormişler. Temel:
-"Pence bu bi keçi" temiş. Tursun ise:
-"Pence bu olsa olsa kartaldu" temiş.
Keçiydi kartal idi, paşladiler inatlaşmağa...
Sonra, o tepeye çikarak havyani gormağa gitmişler.
Tam yaklaşuken o hayvan uçarak kaybolmiş.
Bunun uzerine Tursun:
-"Ula Temel, pen sağa temedum mi kartaldu tiye" temiş.
Temel da şaşkun şaşkun:
-"Ula, omrume ilk defa uçan bi keçi gordum" temiş !..



KARŞI TARAF

Bir ihtiyar yolun karşısında olan Temele seslenir:
- "Beni karşıya geçirir misin? "
- "Ula zaten karşiyasun da!..."



SİGORTALI MISIN?

Bir gün Temel hastaneye gider. Doktor:
- Sigortalı mısın? diye sorunca, Temel:
- Yoo, Trabzonluyum. demiş.



ŞAKA

Temel birgün yolda giderken ensesine çok şiddetli bir tokat yer. Ula bu kimdir diyerek arkasını döner ve bakar ki kendisine tokadı atan kişi tanımadığı iri yarı 2 metre boyunda bir adam. Temel öfkeyle sorar :
- Ula bu şimdi şaka mi idi , ciddi mi? Adam temelden daha öfkeli kükreyerek cevap verir:
- Ciddiydi ulan var mı diyeceğin?" Temel:
- Yok ula" der, "o halde sorun yok. Şakadan hiç hoşlanmam da "



. ATEİST

Ateist'in biri dağ başında yürüyüş yaparken ıssız bir yerde ayağı kayıp uçurumdan aşağı düşmeye başlamış.
(Fıkra bu ya) aniden uçurumun bir kenarına tutunmuş ve can havliyle "imdaaat!.. yok mu kurtaran" diye bağırmaya başlamış.
Derken o anda, belirsiz bir yerden ulvi bir ses duyulmuş:
"Kulum, seni ancak ben kurtarırım."
Ateist biraz şaşkınlık biraz tereddütten sonra tekrar bağırmaya başlamış:
"İmdaaat yok mu başka kurtaran !.."



. ECELİ GELMEMİŞ !..

Aşağıdaki hikaye; okul ödevi olarak, yaşamımdan bir kesit isteyen torunuma yazılmıştır...
Fıkra gibi olduğu için buraya konulmuştur.

Kıymetli Torunum,
Sana gençliğimde şahit olduğum ilginç bir olayı anlatacağım...
Ben şu an 62 yaşındayım, olayın geçtiği yılda yaklaşık 16-17 yaşlarındaydım...
Olay memleketimiz Rize Çayeli'nde geçti. Ben küçük yaşlarımdan itibaren gurbetteyim.
O zamanlar da Kdz.Ereğli'de yaşıyoruz ama her yıl memlekete hem ziyaret hem tatile gidiyoruz tabii...
O yaz da Çayeli'ndeyiz, rahmetli anam babam hepimiz...
Bizim Şerifli Mahallesi'nde, caminin tam karşısında, deniz kenarına yakın bir çınar ağacı var...
Mahalle sakinlerinin oturup sohpet etmesi için de etrafına çepeçevre oturma yerleri yapılmış...
Bir gün evden çıkıp oraya gittiğimde, arkadaşlar Mehmet Dedenin etrafını sarmış, onun askerlik anılarını dinliyorlardı...
Ben de bir kenara oturup, o günleri sanki tekrar yaşıyormuş gibi anlatan Mehmet Dedenin hikayesini dinlemeye koyuldum...
Arada, Mehmet Dedeye anlattığı konular ile ilgili sorular soruyoruz, o da ilgimizi gördükçe daha bir heyecanla anlatmaya devam ediyordu...
Mehmet Dede o günlerde 90 yaşlarını geçmiş ama dinç görünüyordu...
Derken çarşı tarafından yaşlı bir Dedenin daha bizden tarafa geldiğini gördüm...
Dede iki büklüm, sağ elinde bir bastonla, ayaklarını sürüyerek zorlukla yürüyordu...90 ını aşmış, belki 100 e yaklaşmış gibiydi...
Bize doğru yaklaştı, yaklaştı, arada yere bakan yüzünü kaldırıyor ve bizden tarafa bakıyordu..
Sonra 8-10 metre kala durdu, başını kaldırdı, elini güneşe siper ederek Mehmet Dede'ye baktı...Belli ki onu tanımıştı...
Mehmet Dede onu henüz farketmemiş, heyecanla bize anılarını anlatmaya devam ediyordu...
Gelen yaşlı dedenin:,
-Ula Memeeet
diyen sesini duyunca anlatmayı kesti ve hepimiz sesin geldiği yana döndük...
-Sen daha elmedun mi? demez mi?
Biz gençler kahkahayı koyverdik, koptuk gerçekten... Dedeler de bizle beraber, gözlerden yaş gelircesine gülmüştük...
Ölümü hak bilip, ölümle böylesine şaka yapabilen bir başka kavim var mıdır? bilmiyorum!..
Ama biz karadenizlilerin hayatı şakalar ve yaşanmış fıkralarla doludur...

Kal sağlıcakla benim güzel torunum...
İnsanlığa faydalı işler yapman dileğiyle...
Deden


.
cizsag_tile
cizdip